Blog

<strong>Şirketler İddialı Olmalı</strong>

Şirketler İddialı Olmalı
Strateji

Şirketler İddialı Olmalı

Yazar: Hakan Akgül; Danışman ve Yalın Enstitü YK Üyesi

Evet, belirsizlik ve tehditler her geçen gün artıyor ancak bunlar beraberinde fırsatlar da getiriyor.

“Bilimsel metot kullanan, yönetim sistemine sahip, iddiası olan ve hızlı karar alabilen” şirketler (en azından bu yönde ilerlemeye gayret edenler) muhakkak ki ortaya çıkan yeni fırsatlar üzerinden bir sıçrama yapabilecekler.

Konumuz olduğuna göre, önce “iddia”yı tanımlamak gerekli…

Daha önce, yönetim sisteminin üç parçadan oluştuğunu (stratejik, bölümler arası ve günlük) yazmıştık.

Stratejik yönetim kapsamında şirketin ana hedeflerini belirlemek (finansal, operasyonel, çalışanlar –  müşteriler ve markayla ilgili gibi) ve bu hedeflerin en azından “hafif terletecek” düzeyde olması iddianın başlangıç noktası oluyor.

“Terletecek kadar iddialı bir hedef”i tutturabilmek için, “yeni binaya, makineye, yazılıma, yeni çalışan istihdamına” ihtiyacımız yok (makaledeki kastımız, para harcamak ve yatırım yapmak değil). Mevcut sistemin içinde kapasiteyi açığa çıkarmak üzere, doğru metotla ve yenilikçi zihniyetle problem çözerek “yol” üzerindeki engelleri kaldırmamız lazım.

İşi iyileştirmek için insanımızı geliştirmek, bölümler arası iş birliğini güçlendirmek (en zor konu), problem çözmek ve liderlik becerilerini artırmak gerekiyor. Buna niyetiniz varsa, böyle bir işe kalkışacaksanız, yeni “bilgi ve knowhow”a, “operasyonel yenilikçilik”e (süreç inovasyonu) ve yeni bir metoda ihtiyacınız olacak; çünkü, aynı şeyleri yaparak farklı sonuç elde edemezsiniz.

Şirketlere “İddianız Nedir?” diye sorduğumuzda genellikle “siparişlerimizi yetiştirmek”, “bizim vizyonumuz var” ya da “son 6 senedir her sene büyüyoruz” gibi cevaplar alıyoruz.

Bunlar güzel ancak yetmez… Çünkü bu tür beyanlar genellikle şöyle devam ediyor:

“Her sene büyüyoruz, siparişleri de yetiştiriyoruz ancak… fazla mesai artıyor, stoklar ve depo alanları büyüyor, çalışan sayısı artıyor, daha çok kredi kullanıyoruz, müşteri şikayetleri bitmiyor, …”

Peki, kârlılıktan ne haber?

İlaveten, yeni bir işe girerken, yeni bir pazara açılırken ya da yeni bir ürünü devreye alma kararı verirken, “Bizden iyisini mi bulacaklar?”, “Biz de bir şeyler yakalarız”, “%10’unu biz satsak yeter zaten!”, “Zaman içinde nasıl olsa kar ederiz!” deyip gözünü karartmak, iddialı olmak değildir, bilimsel metot hiç değildir.

İddialı hedefler koymaya karar verdiyseniz;

  • Şirket kültürünüz buna hazır mı?
  • Ana hedef türleri (finansal, operasyonel, çalışanlar – müşteriler ve markayla ilgili) için başarı göstergelerinizi belirlediniz mi?
  • Bu göstergeleri takip edebilmek için hangi veriyi (gerçek, güvenilir, nereden, nasıl, sıklık, …) toplayacaksınız? İlgili çalışanlar göstergeler ve veri toplama şekliyle mutabık mı?
  • Bu göstergeleri nasıl analiz edip hangi toplantı ve raporda ele alacaksınız?
  • Performansınızı kendi geçmişinizle ve piyasa gerçekleri / rakiplerle nasıl kıyaslayacaksınız?
  • Hedeflerde değişiklik gerekirse (ki bu dönemlerde sıklıkla olabilir) varsayım ve kararlarınızı hangi kritere göre değiştireceksiniz? Hangi hızla yeni kararları devreye alacaksınız?
  • Şirket ana hedeflerini aşağıya kırdınız mı? Başarı göstergeleri de buna göre çeşitlendi mi?
  • Bölümler, şirketin ana hedeflerini gerçekleştirmek için birlikte hizalandılar mı? Kendi iddialı hedeflerini belirlediler mi?
  • Çalışanlara, onları geliştirecek iddialı hedefler verdiniz mi?

Açıkçası, iddialı hedefler, her kademedeki çalışanı ve dolayısıyla şirketleri zorlar, rahatsız eder. Bunun ardında yatan sebepler var; genel çerçevede, “kültür, zihniyet ve varsayımlar” diyelim. Ancak bahsi geçen “rahatsızlık” faydalıdır, konfor alanından çıkarır.

İddia yoksa, farklı şeyler yapıp farklı sonuçlar almaya niyetlenmeyiz, bilimsel metoda, veri takibi ve analize, problem çözmeye, liderlerin de kendini zorlamasına ve öğrenmesine gerek kalmaz.

Unutmayalım, yenilikçi fikirler, insan zor durumda olduğu zaman ortaya çıkar, “Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş!” deriz. O sebeple mevcut durumla yetinmemek, iddiayı artırmak ve ona ulaşmak için problem çözmek doğrusudur, çalışanları motive eder.

İddialı hedefleri tutturabilmek için neye gerek var? Sıralayalım:

  • yenilikçilik, mücadele ve cesarete,
  • yetenek ve yetkinliklerimize güvenmeye, bunları sürekli geliştirmeye ve sorumluluk almaya,
  • rekabeti hoş karşılamaya ve amansızca mücadele etmeye,
  • gerçeklere ve veriye dayalı plan yapmaya,
  • derinlemesine düşünmeye, bilimsel metoda
  • ne yapılacağına karar vermek için esaslı çalışma ve denemelerden sonra faaliyete geçmeye,
  • makul seviyede risk almaya,
  • öncelikleri belirleyip kaynakları en iyi sonuçları alabilmek için odaklamaya,
  • bölümler arası iş birliğine, tüm şirkette iyileştirme ve optimizasyonu sağlamaya,

Makaledeki öneriler ilginizi çekmiyorsa, zor geliyorsa, onlarca mazeretiniz varsa, Devlet’ten bir şeyler beklemeye devam edebilirsiniz: “daha az vergi, daha ucuz kredi, daha çok teşvik, daha kolay müşteri”!

Son Söz: İddianız Nedir?

Hakan Akgül

Danışman, YK Üyesi – yönetim sistemi, liderlik, strateji, satış ve inovasyon

Makaleler için: https://lean.org.tr/author/hakan-akgul/

Yorum Yaz

Apple Servisi Beylikdüzü Apple Servisi