2000'li yılların keskin rekabet ortamında, ayakta durmaya, varlığını devam ettirmeye çalışan şirketlerde, üretim biriminin bakım faaliyetlerine aktif katılımı, kaçınılmaz bir gereksinim olmaya başlamıştır. Giderek, makine operatörlerinin bakım faaliyetlerinin içindeki rollerinin yeniden gözden geçirilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.
Çalışanın, kendi makinesine gönüllü olarak bakım yapması, hatta iyileştirmelerde rol alması fikri, TPM'in "kendi ekipmanına kendin bakım yap" görüşünün temelini oluşturmuştur.
"Kendi Ekipmanına Kendin Bakım Yap"
Otonom Bakım, her işçinin kendi ekipmanı için temizlik, kontrol, yağlama, parça değişimi (kesici uç, filtre elemanı vb.), basit onarım (hortum kelepçesini sıkmak gibi), sorun giderme, doğruluk kontrolü ve bunlara benzer çalışmaları yaptığı, "kendi ekipmanının uygun koşullarını kendisinin sürdürmesi"ni amaçlayan faaliyetlerdir.
Endüstriyel gelişmelerle beraber, kullanılan ekipmanlar daha karmaşık hale gelmiş, iş yerlerinin büyümesiyle de bakım fonksiyonları değişik alanlara ayrılmıştır. Bakım birimleri oluşmuş, sadece bakım faaliyetleri ile ilgilenen uzmanlar yetişmiştir. Öte yandan, üretim birimleri sadece üretim ile ilgilenir olmuşlar, "ben işletirim, sen onar" kavramı fabrikalarda yaygınlaşmıştır.
Fakat artık "fonksiyonel organizasyon" modeli çoğu şirkette ortadan kalkmaktadır. Yeni dönemin modeli "süreç bazlı organizasyon"dur. Üretim yapan makinelerin işletilmesinden ayrı bir grup insan sorumlu; bunların bakımından başka bir grup sorumlu olduğunda "üretim süreci" bütünlüğünü yitirmektedir.
Yukarıda bahsedilen olumsuzluk, fabrikalarda üretim ve bakım biriminde çalışanların kendi aralarındaki sürtüşmeleri, karşılıklı suçlamalar ve uzayıp giden arıza süreleri olarak kendini hissettiriyor. Ortak hedefleri olmayan insan gruplarının problemlere verecekleri önem ve öncelik, çoğu kere sürecin ihtiyaçlarından çok farklı olabiliyor.
"Bakım biriminin yetersiz bakım ve onarım yaptığı makineler yüzünden sevkiyatı zamanında yapamadık" veya "makinenin beklenmedik bir anda bozulmasından biz sorumlu değiliz" gibi yakınmalar bu sağlıksız durumun tipik göstergeleridir. Üretim personeli hâlihazırdaki işlerine ilave olarak; gevşemiş cıvataların sıkılması, yağlama işlemleri, temizlik, anormalliklerin tespiti gibi ek sorumluluklar yüklenirler. Ufak bir çaba ve dikkat sarfı ile ortaya çıktığında bizlere saatler kaybettirecek arızalar daha başlangıcında az bir masrafla tamamen ortadan kaldırılabilir.
Operatörlerin Eğitilmesi
Otonom Bakım'ın tatmin edici seviyede yürütülebilmesi ve bazı bakım sorumluluklarının operatörlere devredilebilmesi için onları "makinelerinden anlayan" kişiler haline getirmemiz, eğitmemiz gereklidir. Bundan sonra, üretim elemanları sadece birer operatör olarak değil, bakım çalışanları olarak da hareket etme durumundadırlar. Fabrikalarda kullanılan ekipmanlar giderek nezaret gerektirmeyen, otomatik makinelere dönüşmektedirler. Dolayısıyla, operatörlerin makineleri ile ilgilenebilecekleri daha fazla zamanları olacaktır.
"Anormalliği bulma becerisi" kazanmış, hiç bir şeyi akıl süzgecinden geçirmeden "olduğu gibi kabul etme" tavrından kurtulmuş kişiler geleceğin fabrika çalışanlarıdır.






